Birebir destek, her çocuğun ihtiyaç duyduğu bir şey değil. Bazı çocuklar için gerçekten belirleyici olur; bazıları içinse gereksiz bir yük ve gereksiz bir masraf. Bu yazıda hangisinin hangisi olduğunu olabildiğince açık ayırmaya çalışacağım.
Birebir çalışmanın asıl faydası nedir?
Birebir çalışmanın değeri "daha fazla ders" değildir. Asıl değeri bölünmemiş dikkat ve tam olarak nerede kopulduğunu görebilmektir.
Kalabalık bir sınıfta öğretmen, çocuğun hangi adımda takıldığını her zaman göremez; görse bile o adımda uzun süre kalamaz, çünkü sınıfın geri kalanı ilerlemek zorundadır. Birebir çalışmada ise gerekirse tek bir basamakta iki ders kalınabilir.
Hangi durumlarda gerçekten işe yarar?
- Belirli bir konuda kopma varsa. Çocuk çarpım tablosunda ya da okuduğunu anlamada geride kaldıysa ve sınıf ilerlemeye devam ediyorsa, bu açık kendiliğinden kapanmaz.
- Soru sormaktan çekiniyorsa. Sınıfta parmak kaldırmaktan çekinen bir çocuk, anlamadığı yeri kimseye söylemeden geçiştirir. Birebir ortamda bu engel ortadan kalkar.
- Ödev saati evde çatışmaya dönüştüyse. Veli–çocuk ilişkisi ödev üzerinden gerginleşmeye başladığında, araya üçüncü bir kişinin girmesi çoğu zaman ilişkiyi de rahatlatır.
- Çalışma düzeni hiç kurulmadıysa. Nereden başlayacağını, ne kadar çalışacağını bilmeyen bir çocuk için düzenin birlikte kurulması tek başına büyük fark yaratır.
- Dershaneye gitmiyorsa ve evde destek yoksa. Her ailede ödeve eşlik edebilecek zaman ya da imkân olmayabilir; bu son derece olağan.
Hangi durumlarda gerekmez?
- Çocuk sınıf düzeyini takip edebiliyorsa ve ödevini kendi başına yapabiliyorsa, birebir ders eklemek çoğu zaman yalnızca çocuğun serbest zamanını kısaltır.
- Sorun tek seferlik bir konuysa, örneğin hastalık nedeniyle kaçırılan birkaç ders, bunu çoğu zaman öğretmeniyle ya da evde kısa bir çalışmayla kapatmak mümkündür.
- Asıl mesele motivasyonsa, ders eklemek durumu kötüleştirebilir. Önce isteksizliğin kaynağını anlamak gerekir.
Sağlıkla ilgili bir kaygınız varsa
Çocuğunuzda öğrenme, dikkat, konuşma veya davranış alanında süreklilik gösteren bir güçlük olduğunu düşünüyorsanız, bunun değerlendirileceği yer özel ders değildir.
Bu durumda başvurulması gereken yerler okulunuzun rehberlik servisi ve ilgili sağlık kuruluşlarıdır. Özel ders bir tanı, terapi veya rehabilitasyon hizmeti değildir ve öyle sunulması doğru olmaz. Yürüyen bir süreç varsa evdeki çalışma ona destek olacak biçimde düzenlenebilir — yerine geçecek biçimde değil.
Karar vermeden önce kendinize sorun
- Çocuğumun zorlandığı yer tam olarak neresi? Bir konu mu, ödev düzeni mi, isteksizlik mi?
- Bu zorluk ne kadar süredir devam ediyor?
- Evde denediğim şeyler neydi ve ne oldu?
- Çocuğum bu desteği bir ceza olarak mı algılayacak, yoksa bir yardım olarak mı?
- Haftalık programımızda buna gerçekten yer var mı?
Dördüncü soru özellikle önemli. "Notların düzelmezse öğretmen tutacağım" cümlesiyle başlayan bir süreç, çocuğun gözünde baştan bir yaptırımdır ve verim alınması zorlaşır.
Başlamadan önce konuşmak
Ön görüşmenin amacı ders satmak değil, bu desteğin gerçekten gerekli olup olmadığını birlikte değerlendirmektir. Bazı görüşmeler "şu an gerek yok, şunu deneyin" diye bitiyor ve bu tamamen normal.